Ellere inat bir sevda Latifelerle süslü bir veda Faturası ağır çıktı bu aşkın bana İstesende dönme yol ayrımında Dilim kilit yüreğim kan revan olsada Asla dönme ben yokum artık ait sana
Düşünürüm bazen sessizce O koca yılların hebasını Mutluluğun sorgusunu sayfalarca İstediğimin çoğu elimde Neden hala mutluluk yok çevremde Oysa herşey yerli yerinde
Ellere sürgün bir hayat hayaller Lallaşmak tüm acılara bazen gerçeğe Latifeler sarmak mutluluğa tutunmak için hayata Arada bir çarpar acıların yelleri suratıma Dayanılmaz bir hal alır soframda Alaboraya yüz tutmuş bir gemi misali liman ararım o anda (2008)
Sessizliğe dair bir çığlık En yorgun anlarımın haykırışları Rollerde küçük kalem darbeleri Geçmişe olan özlemin mürekkebi Engin atlastan bir mavi Nane limon tadındaki hayatın rengi (2008)
Bir bilinmezliktir çoğu zaman yaşam Latife bir acı altın tepside sunduğu Alacakaranlıkdada gülümseyi bilirim Canım yansada gülümserim inatla Küçük küçük dilimlere bölerim Cefanın arasında aperatif olsun diye sefa Umudumu yitirmem hiç bir zaman Raydan çıksada hayat belli etmem Sefayı gösteririm hep cefa saklım Eninde sonunda yeneceğim seni karanlığım
yorgun gecelerin sabahında ...güneşle yüreğime doğan gülümsememi örten karanlık...umut denizindeki hayallerimi batıran kasırga duygular...ve her yorgun düne inat yeni güne gülümserken gelen karanlık günaydın gece